<<  Robert SCHUMANN'ın Genç Müzisyenlere Öğütleri >>
 

Almanya'da romantik çağda yetişmiş ve bu çağa biçim vermiş bestecilerin baştagelenlerinden sayılan Robert Alexander Schumann (1810-1856), müzik tarihinde karşılaştığımız önemli düşünürlerden biridir üstelik. Kayırmıyan, göz yummayan kuvvetli kalemiyle gününün müzik yaşayışına ışık tutmuş, nice yalancı parıltıların maskesini düşürmüş, nice adıduyulmamışa müzik dünyasının ilgisini çekmiş. Yazdığı yazılar içinde en ünlülerinden biri hiç kuşkusuz "Musikalische Haus- und Lcbensregeln" (Müziksel Ev ve Hayat Kuralları). Müzisyene, müzik öğrenenlere çalışmalarında ve hayatta doğru yolu gösteren bu öğütleri "Albüm für die Jugend" (Gençler için Albüm) başlıklı piyano defterinin ikinci baskısı için 11 Nisan 1850 günü - başka bir söyleyişle ölümünden altı yıl önce - orijinal taslak defterinin boş yerlerine yazmış. Önce Neue Zcitschrift'in 1850'de yayınlanan 36. sayısında ek olarak çıkmış, sonra ayrıbasım olarak da yayınlanmışlar.


~1 ~ Kulağın eğitimi en önemli olandır. Tonaliteyi ve sesleri tanımağa küçük yaştan çalış.
Çanın, pencere camının, guguk kuşunun hangi sesleri çıkardığını araştır.

 

~2 ~ Gamlara ve öteki parmak alıştırmalarına hep çalışmalısın. Fakat birçok insanlar ileri yaşlarına dek her gün birçok saatlerini mekanik alıştırmalarla geçirir, bununla her şeye erişeceklerini sanırlar. Bu, nerdeyse abeceyi hep daha çabuk okuyabilmek için her gün emek harcamağa benzer. Vaktini daha iyi kullan.

 

~3 ~"Dilsiz piyano" denilen şeyler yapılmıştır. Bunları bir süre dene, ta ki hiçbir işe yaramadıklarını göresin. Dilsizlerden konuşma öğrenilmez.

 

~4 ~Vuruşa uygun çal! Bazı virtüözlerin çalışı bir sarhoşun gidişine benzer. Böylelerini örnek alma.

 ~5 ~ Armoninin temel yasalarını erkenden öğren.

 ~6 ~ Kuram, sürekli bas, kontrapunt gibi kelimelerden korkma. Onlar sana dostça karşı geleceklerdir, eğer sen de aynını yaparsan!

 ~7 ~ Hiçbir zaman tıngırdatma! Hep hevesle çal, ve hiçbir zaman bir parçayı yarım bırakma.

 ~8 ~ Sürüncemek (gerektiğinden ağır seslendirmek) ve koşmak aynı büyüklükte yanlışlardır.

 ~9 ~Kolay parçaları iyi ve güzel çalmağa bak; Bu, güç parçaları orta derecede dinletmekten iyidir.

 ~10 ~Hep iyi akort edilmiş bir çalgı üzerinde çalış.

 ~11 ~ Çaldıklarını yalnız parmaklarla bilmemeli,onları piyanosuz da mırıldanabilmelisin.Belleğini öyle keskinleştir ki bir bağdanın yalnız ezgisini değil, ona ait armonileri de aklında tutabilesin.

 ~12 ~ Sesin az da olsa, piyanonun yardımı olmaksızın ilk görüşte okumaya çalış;bununla kulağının duyarlığı durmadan artacaktır. Hele hoş tınlayan bir sesin varsa onu geliştirebilecek hiçbir fırsatı kaçırma. Onu Tanrı'nın sana verdiği en güzel armağan say.

 

~13 ~ O denli ilerlemelisin ki, müziği kâğıt üstünde anlayabilmelisin.

 ~14 ~Çalarken seni kimin dinlediğini umursama.

 ~15 ~ Hep, seni bir üstat dinliyormuş gibi çal.

 ~16 ~Birisi bir bağdayı karşına ilk kez çıkarır da çalmanı isterse ona önce baştan aşağı bir göz at.

 ~17 ~ Günlük müzik çalışmanı bitirdin de kendini yorgun hissediyorsan, daha fazla çalışmak için kendini zorlama.İsteksiz ve dinçlik olmadan çalışmaktansa dinlenmek iyidir.

 ~18 ~ Yaşlanınca moda olan şeyler çalma.Vakit değerlidir. Kişi yüz insan ömrüne sahip olmalıydı ki var olan her iyi şeyi tanıyabilsin.

 ~19 ~Çocuklar tatlı, çörek ve şekerlemelerle sağlam, insanlar olarak yetiştirilemez. Vücut gibi, ruhun besini de basit ve kuvvetli olmalıdır. Ustalar (besteciler) bu sonuncuyu yeterince sağlamışlardır (eser yazmışlardır); bunlara sarılın!

 

~20 ~ Bütün geçit hırtıpırtısı zamanla değişir;teknik ustalık ancak daha yüksek amaçlara hizmet ettiğinde değerlidir.

 ~21 ~ Kötü eserleri yaymamalı, tersine onları ezmeğe yardım etmelisin (reddetmelisin).

 ~22 ~ Kötü bağdaları ne çalmalısın, ne de zorlanmadıkça dinlemelisin.

 ~23 ~ Hiçbir zaman teknik ustalığı, gösterişçi parlaklık denileni amaç bilme. Bir eser ile, bestecinin düşündüğü etkiyi uyandırmağa çalış; fazlasını yapmamalı; bundan fazlası karikatür olur.

 ~24 ~ İyi bestecilerin parçalarında bir şeyi değiştirmeyi, çıkarmayı, ya da - en kötüsü – araya modaya uygun  nefret edilecek bir şey say.Bu, sanata yapacağın en büyük hakarettir.

 ~25 ~ Çalışacağın parçalan seçmede senden yaşlılara danış, böylece çok vakit artırırsın.

 ~26 ~ Yavaş yavaş bütün önemli ustaların bütün önemli eserlerini tanımalısın.

 ~27 ~ Sözüm ona büyük virtüözlerin topladıkları alkışlar seni şaşırtmasın.Sanatçıların beğenisini büyük kitleninkinden değerli bil.

 ~28 ~ Her moda olan şey zamanla moda olmaktan çıkar ve sen yaşlanıncaya dek yalnız moda olanlarla ilgilenirsen kimsenin önemsemediği bir züppe olursun.

 ~29 ~ Sık sık toplantılarda (şunun bunun önünde) çalmak faydadan çok zarar getirir. Önünde çalacağın kişileri seç; ama hiçbir zaman seni kendi kendinden için için utandıracak bir şey çalma.

 ~30 ~İkiller, üçüler (düo, trio) gibi başkaları ile birlikte müzik yapabileceğin hiçbir fırsatı kaçırma.Bu çalışını akıcı ve kıvrak yapar. Şancılara da sık sık eşlik yap.

 ~31 ~Herkes birinci keman çalmak isteseydi hiçbir orkestra kuramazdık.Bu yüzden her müzikçiye yerli yerinde saygı duy.

 ~32 ~Çalgını sev; fakat kendini beğenmişlikle onu en yüksek ya da tek sayma. Gene düşün ki ses sanatkârları vardır, koro ve orkestra en yüksek müziği seslendirir.

 ~33 ~Büyüdükçe virtüözlerden çok partitürlerle ilgilen.

 ~34 ~İyi ustaların, hepsinden çok Joh. Seb. Bach'ın füglerini çal."Eşit Aralıklı Tastatur" (48 prelüd- füg) gündelik ekmeğin olsun.O zaman muhakkak iyi bir müzisyen olursun.

 ~35 ~Arkadaşların arasından, senden çok bilenleri ara.

 ~36 ~Müzik çalışmalarından şiir okumakla dinlen. Sık sık açık havada gezin.

 ~37 ~Şarkıcılardan birtakım şeyler öğrenilebilir, ama her dediklerine de inanma.

 ~38 ~ Dağın arkasında da birileri oturuyor.  Yaptığın, düşündüğün her şeyi senden önce yapmışlar, düşünmüşlerdir. Hem böyle olmasa bile onu başkaları ile bölüşeceğin bir Tanrı armağanı say.

 ~39 ~ Çeşitli devirlerin başeserlerini dinlemekle desteklenen bir müzik tarihi incelemesi, seni kendini önemseme kuruntusundan ve kibirden çabucak kurtaracaktır.

 ~40 ~ Thibaut'nun  "Müziğin Arılığı Üzerine"si müzik üzerine yazılmış güzel bir kitaptır. Yaşlanınca sık sık oku onu.

 ~41 ~ Kilisenin Önünden geçmekteyken  org çalındığını duyarsan içeri gir ve dinle. Orgun başına oturmak mutluluğuna erersen o küçük parmaklarınla çalmağa çalış da müziğin şu gücüne şaş.

 ~42 ~ Orgla çalışmak için hiçbir fırsatı kaçırma.Arı ve temiz olmayan bir besteden olduğu kadar (arı ve temiz olmayan) bir çalıştan da org kadar çabuk öç alan başka bir çalgı yoktur.

 ~43 ~Koroda çokça söyle, hele orta partilerde. Böylece müziksel (musikalisch) olursun.

 ~44 ~Peki, ya müziksel olmak ne demektir? Eğer gözlerini notadan ayırmaya korkarak eseri güçlükle bitirebiliyorsan, eğer (birisi sana yaprak çevirirken iki yaprak birden çevirse) takılır ve devam edemezsen müziksel değilsin. Fakat, tanımadığın bir parçayı çalarken ileride ne geleceğini az çok kestirebilirsen, tanıdığın bir parçayı ise ezbere bilirsen - bir kelimeyle - müzik yalnız parmaklarında kalmamış, kafa ve kalbine de girmişse, işte o zaman müzikselsin.

 

~45 ~ Ya kişi nasıl müziksel olur? Aziz çocuk, önemli olanlar, keskin bir kulak ve çabuk kavrayabilme, her şeyde olduğu gibi yukardan gelir.

Ama yetenek geliştirilebilir ve yükseltilebilir. Günlerce kapanıp mekanik çalışmalar yapmakla değil, çok yönlü müzik temaslarında bulunmakla,

hele koro ve orkestra ile çokça birlikte bulunmakla böyle olursun.

 

~46 ~ İnsan sesinin başlıca dört türünün genliklerini (ses genişliği) erkenden öğren.Onları özgünlükle koroda dinle, en yüksek kudretlerinin hangi bölgelerde olduğunu,hangi bölgelerde ise yumuşak ve narin çıktıklarını araştır.

 ~47 ~Bütün halk ezgilerini dinle.Onlar en güzel ezgilerin hazineleridir ve sana çeşitli ulusların benliklerini tanıtır.

 ~48 ~Eski anahtarlarla okumayı erkenden öğren.Yoksa geçmişin pek çok definesi sana kapalı kalır.

 ~49 ~Çeşitli çalgıların tını ve karakterlerine erkenden dikkat et.Her birinin öz rengini kulağına yerleştirmeye çalış.

 ~50 ~İyi operalar dinlemeyi hiç kaçırma. 

~51 ~ Eskiye çok saygı duy, ama yeniye de sıcak kalple dön.Sana tanıdık olmayan adlar için önceden hüküm verme.

 ~52 ~ Bir beste için ilk dinleyişten sonra hüküm verme.İlk anda hoşuna giden kesinkes iyi olmayabilir. Ustalar incelenmek ister. Pek çok şeyi ancak yaşlandıktan sonra anlayabileceksin.

 ~53 ~ Besteler için hüküm verirken, gerçek sanat eserleri mi olduklarını, yoksa sadece amatörleri eğlendirmeyi mi amaçladıklarını ayır. Birincilerin tarafını tut, ötekiler yüzünden hiddetlenme!

 ~54 ~Ezgi amatörlerin savaş haykırışıdır ve gerçekten de ezgisi olmayan müzik, müzik değildir. Ama onların ezgiden ne murat ettiklerini anla; onlarca yalnız kolay anlaşılabileni ve ritmi hoş gelenidir. Başka türden olanları da vardır. Bach, Mozart, Beethoven'de nereyi açsan sana bin türlüsü görünecektir. Hele yeni İtalyan opera ezgilerindeki tek düzenlikten umarım yakında bıkarsın.

 ~55 ~Eğer piyanoda küçük ezgiler arıyorsan bu güzel bir şeydir; ama bunlar bir kez de piyano başında bulunmadığın zaman içten gelirse o zaman daha çok sevin, müzik duygun canlanıyor demektir. Parmaklar kafanın istediğini yapmalıdırlar, tersi değil.

 ~56 ~ Bestelemeye başlıyorsan, her işi kafadan yap. Ancak bir parçayı tüm bitirdikten sonra çalgı üzerinde sına. Müzik eğer içinden gelmişse, eğer onu duydunsa, başkalarını da etkiyecektir.

 ~57 ~Tanrı sana canlı bir hayal gücü verdiyse yalnız kaldığın saatlerde herhalde mıhlı gibi piyano başında oturacak, duyduklarını armonilerle anlatmağa çalışacak ve armoni bilgisine henüz ne denli yabancı isen, belki de o derece fazla kendini esrarengiz bir şekilde büyülü alemlere çekilmiş hissedeceksin. Bunlar gençliğin mutlu saatleridir. Ama gücünü ve vaktini sanki gölgeden resimler yapmakla israf eden bir istidada vermekten sakın. Biçime hakim olmayı, açık biçimlendirme gücünü ancak yazının sağlam işaretleriyle elde edebilirsin. Öyleyse hayal kurmaktan çok yaz.

 ~58 ~Yöneticilik (orkestra şefliği) hakkında erkenden bilgi edin, iyi yöneticileri sık sık seyret; içinden birlikte yönetmene izin verilmiştir. Bu sana açıklık getirecektir.

 ~59 ~ Hayatla ilgilen, öteki sanatlarla ve bilimlerle de olduğu gibi.

 ~60 ~ Ahlâk kuralları sanatın da kurallarıdır.

 ~61 ~Çalışmayla ve sebatla gitgide yükseleceksin.

 ~62 ~Birkaç kuruş değeri olan bir kilo demirden binlerce saat yayı yapılabilir ki değerleri yüzbinleri bulur. Tanrı'dan aldığın kilodan gereği gibi yararlan.

 ~63 ~Heyecanlı bir istek olmadan sanatta doğru dürüst hiçbir sonuca varılamaz.

 ~64 ~Sanat, servetler edinmek için var değildir.Gittikçe daha büyük bir sanatçı ol, ötesi sana kendiliğinden gelecektir.

 ~65 ~Ancak (eserin) formunu apaçık anladıktan sonra ruhu kavrayabileceksin.

 ~66 ~Dehayı belki de yalnız bir deha tam anlar.

 ~67 ~“Yetkin bir müzisyen, ilk kez dinlediği bir eseri, karışık bir orkestra eseri bile olsa, canlı bir partitürmüşcesine gözönüne getirebilmelidir” demiş biri. Bu, düşünülebileceklerin en yükseğidir.

 ~68 ~Öğrenmenin sonu yoktur.

Musikalische Haus- und Lcbensregeln (Müziksel Ev ve Hayat Kuralları), SCHUMANN, Çeviren: Gültekin ORANSAY, Küğ Yayını, Ankara, 1964, sayfa: 5. (Resim: http://en.wikipedia.org/wiki/Robert_Schumann)

.